Yazar Bilgisi

İbrahim Saylan
Dokuz Eylül Üniversitesi
ibrahim.saylan@deu.edu.tr
ORCID: 0000-0002-7395-9963

0 out of 5

Pandemi Popülizmin Sonunu Getirebilir Mi? Batı Avrupa’daki Popülist Radikal Sağ Partiler Üzerine Bir Değerlendirme

Popülist radikal sağ partiler günümüzde Batı Avrupa siyasetinin dikkate değer aktörlerinden birine dönüşmüştür. Dışlayıcı kimlik tanımı ve otoriter siyasal yönelimleri nedeniyle demokratik sistemler açısından bir tehdit oluşturan bu partilerin yükselişi talep ve arz temelli etmenlere dayandırılırken, krizlerin bu yükselişe olumlu katkı sağladığına ilişkin yaygın bir kabul vardır. Ancak, ekonomik ve siyasal krizler söz konusu olduğunda bu tezi destekleyecek pek çok örnek olmasına karşın, bir sağlık krizi olarak ortaya çıkan COVID-19 pandemisinin popülist partiler açısından yaygın ve düzenli şekilde aynı olumlu etkiyi yapmadığı görülmektedir. Hatta bu gözlemden yola çıkarak, pandeminin popülizmin sonunu getirmekte olduğuna varan abartılı yorumlar yapılmaktadır. Bu çalışmada, pandeminin yarattığı sağlık krizinin popülist radikal sağ partilerin söylem ve politikaları açısından yol açtığı zorluklar ve söz konusu partilerin krize verdikleri tepkilerin yanı sıra, yeni koşulların bu partilerin siyasi gelecekleri üzerindeki olası etkileri ele alınmaktadır. Bu amaçla, Almanya’dan AfD (Alternative für Deutschland – Almanya için Alternatif), Fransa’dan RN (Rassemblement National – Ulusal Birlik), İtalya’dan Lega (Birlik Partisi), İspanya’dan Vox (Ses Partisi) ve Hollanda’dan PVV (Partij vor Vrijheid – Özgürlük Partisi) incelenmektedir. Bu çalışma göstermektedir ki pandeminin yarattığı sağlık krizi popülist radikal sağ partileri siyaseten zora sokmuş görünse de onları etkisizleştirecek nitelikte değildir. Aksine, mevcut yapısal sorunları derinleştirmesi nedeniyle pandeminin bu partileri orta ve uzun vadede daha da güçlendirmesi beklenebilir.

Pandemi Popülizmin Sonunu Getirebilir Mi? Batı Avrupa’daki Popülist Radikal Sağ Partiler Üzerine Bir Değerlendirme

İbrahim Saylan
Dokuz Eylül Üniversitesi
ibrahim.saylan@deu.edu.tr
ORCID: 0000-0002-7395-9963

Popülist radikal sağ partiler günümüzde Batı Avrupa siyasetinin dikkate değer aktörlerinden birine dönüşmüştür. Dışlayıcı kimlik tanımı ve otoriter siyasal yönelimleri nedeniyle demokratik sistemler açısından bir tehdit oluşturan bu partilerin yükselişi talep ve arz temelli etmenlere dayandırılırken, krizlerin bu yükselişe olumlu katkı sağladığına ilişkin yaygın bir kabul vardır. Ancak, ekonomik ve siyasal krizler söz konusu olduğunda bu tezi destekleyecek pek çok örnek olmasına karşın, bir sağlık krizi olarak ortaya çıkan COVID-19 pandemisinin popülist partiler açısından yaygın ve düzenli şekilde aynı olumlu etkiyi yapmadığı görülmektedir. Hatta bu gözlemden yola çıkarak, pandeminin popülizmin sonunu getirmekte olduğuna varan abartılı yorumlar yapılmaktadır. Bu çalışmada, pandeminin yarattığı sağlık krizinin popülist radikal sağ partilerin söylem ve politikaları açısından yol açtığı zorluklar ve söz konusu partilerin krize verdikleri tepkilerin yanı sıra, yeni koşulların bu partilerin siyasi gelecekleri üzerindeki olası etkileri ele alınmaktadır. Bu amaçla, Almanya’dan AfD (Alternative für Deutschland – Almanya için Alternatif), Fransa’dan RN (Rassemblement National – Ulusal Birlik), İtalya’dan Lega (Birlik Partisi), İspanya’dan Vox (Ses Partisi) ve Hollanda’dan PVV (Partij vor Vrijheid – Özgürlük Partisi) incelenmektedir. Bu çalışma göstermektedir ki pandeminin yarattığı sağlık krizi popülist radikal sağ partileri siyaseten zora sokmuş görünse de onları etkisizleştirecek nitelikte değildir. Aksine, mevcut yapısal sorunları derinleştirmesi nedeniyle pandeminin bu partileri orta ve uzun vadede daha da güçlendirmesi beklenebilir.

Makaleler

Sağ-Popülist Siyasi Stilde Boş Gösteren Olarak Göçmenler: AfD Örneği

Bu çalışma göçmenlerin Almanya için Alternatif partisinin (AfD) sağ-popülist stilinde nasıl temsil edildiği sorusundan hareketle göçmenlerin sağ-popülist ajandalarda nasıl yer aldığına odaklanmaktadır. Popülizm çalışmalarının giderek arttığı ve rüştünü ispatladığı bu günlerde, popülist partilerin söylem ve stillerinde çeşitli grup ve kimliklerin temsili gibi önemli mevzulara etki ve katkısı...

Siyasal İletişim Yöntemi Olarak Siyasal Reklamların Göstergebilimsel Analizi: 23 Haziran 2019 Seçimi CHP ve AK Parti Örnekleri

Siyasal reklamlar, siyasal kampanya sürecinin en önemli araçlarından biridir. Siyasiler seçmenler üzerinde tutum değişikliği yaratmak için özellikle seçim dönemlerinde siyasal reklamlara sıklıkla başvurmaktadırlar. Dolayısıyla temelinde belli bir görüşü benimsetme amacı olan siyasal reklamların altındaki esas metni çözümlemek önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 23 Haziran’da tekrarlanan İstanbul Belediye Başkanlığı...

Seçim Kampanyaları ve Politik/Kamusal Konuşmaların Gelişimi Üzerine Bir Literatür İncelemesi

20. yüzyılın erken dönemlerinde başlayarak yaşanan toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel gelişmelerle birlikte siyasetin işleyiş biçiminde meydana gelen dönüşüm seçim kampanyalarında ve politikacıların yurttaşlara sesleniş biçimlerinde köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu dönüşümle beraber, siyaset alanı gittikçe daha fazla profesyonel uzmanların, sayısal ölçüm ve tekniklerin önemli rol oynadığı...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz