Yazar Bilgisi

İhsan Çetin
Namık Kemal Üniversitesi
icetin@nku.edu.tr
ORCID: 0000-0003-1060-8979
Mehmet Özcan
Gazi Üniversitesi
ozcmehmet@gazi.edu.tr
ORCID: 0000-0001-7350-7855

0 out of 5

Popülist Siyaseti Besleyen Cemaatleşme ve “Ötekiler”

Bu çalışma son yıllarda çeşitli ülkelerin siyasetinde yükselişe geçen popülizmin ana dayanaklarından biri olarak ötekinin varlığı ve/veya inşası olduğundan hareket etmektedir. Popülist söylem kimlik, soy, inanç, gelenek gibi öğeler açısından çoğunluktan ayrılan azınlıklar, göçmenler veya düşman olarak tanımlanan uluslar açısından inşa edilen ötekiler üzerinden politik bir güç kazanmaktadır. Bunu aynı zamanda cemaatleştirici bir söylemle desteklemektedir. Burada tartışılması gereken esas meselelerden bir tanesi olarak, liberal demokrasinin sunduğu özgürlükler karşısında milliyetçi, cemaatleştirici ve içe kapanmacı bir siyaseti izleyen bu söylemin savunucularına kimi yerde iktidarın, kimi yerde ise muhalefetin başlıca öznesi olma özelliğini nasıl kazandırdığı sorunsalı olduğu ileri sürülebilir. Bu sorunsal kapsamında ise bu makale, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler bağlamında göçmen ve mülteci karşıtlığının popülist söyleme can suyu olmasını ve bu sürecin toplumsal dinamiklerini irdelemektedir. Küreselleşme ile birlikte uluslararası göçlerin artması, neo-liberal politikalar ve yapısal uyum programlarının yarattığı küresel eşitsizlik, işgücünün değişen niteliği gibi yapısal etmenler bu sorgulama bağlamında üzerinde durulacak başlıca meseleleri oluşturmaktadır. Bu çalışma son yıllarda çeşitli ülkelerin siyasetinde yükselişe geçen popülizmin ana dayanaklarından biri olarak ötekinin varlığı ve/veya inşası olduğundan hareket etmektedir. Popülist söylem kimlik, soy, inanç, gelenek gibi öğeler açısından çoğunluktan ayrılan azınlıklar, göçmenler veya düşman olarak tanımlanan uluslar açısından inşa edilen ötekiler üzerinden politik bir güç kazanmaktadır. Bunu aynı zamanda cemaatleştirici bir söylemle desteklemektedir. Burada tartışılması gereken esas meselelerden bir tanesi olarak, liberal demokrasinin sunduğu özgürlükler karşısında milliyetçi, cemaatleştirici ve içe kapanmacı bir siyaseti izleyen bu söylemin savunucularına kimi yerde iktidarın, kimi yerde ise muhalefetin başlıca öznesi olma özelliğini nasıl kazandırdığı sorunsalı olduğu ileri sürülebilir. Bu sorunsal kapsamında ise bu makale, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler bağlamında göçmen ve mülteci karşıtlığının popülist söyleme can suyu olmasını ve bu sürecin toplumsal dinamiklerini irdelemektedir. Küreselleşme ile birlikte uluslararası göçlerin artması, neo-liberal politikalar ve yapısal uyum programlarının yarattığı küresel eşitsizlik, işgücünün değişen niteliği gibi yapısal etmenler bu sorgulama bağlamında üzerinde durulacak başlıca meseleleri oluşturmaktadır.

Popülist Siyaseti Besleyen Cemaatleşme ve “Ötekiler”

İhsan Çetin
Namık Kemal Üniversitesi
icetin@nku.edu.tr
ORCID: 0000-0003-1060-8979
Mehmet Özcan
Gazi Üniversitesi
ozcmehmet@gazi.edu.tr
ORCID: 0000-0001-7350-7855

Bu çalışma son yıllarda çeşitli ülkelerin siyasetinde yükselişe geçen popülizmin ana dayanaklarından biri olarak ötekinin varlığı ve/veya inşası olduğundan hareket etmektedir. Popülist söylem kimlik, soy, inanç, gelenek gibi öğeler açısından çoğunluktan ayrılan azınlıklar, göçmenler veya düşman olarak tanımlanan uluslar açısından inşa edilen ötekiler üzerinden politik bir güç kazanmaktadır. Bunu aynı zamanda cemaatleştirici bir söylemle desteklemektedir. Burada tartışılması gereken esas meselelerden bir tanesi olarak, liberal demokrasinin sunduğu özgürlükler karşısında milliyetçi, cemaatleştirici ve içe kapanmacı bir siyaseti izleyen bu söylemin savunucularına kimi yerde iktidarın, kimi yerde ise muhalefetin başlıca öznesi olma özelliğini nasıl kazandırdığı sorunsalı olduğu ileri sürülebilir. Bu sorunsal kapsamında ise bu makale, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler bağlamında göçmen ve mülteci karşıtlığının popülist söyleme can suyu olmasını ve bu sürecin toplumsal dinamiklerini irdelemektedir. Küreselleşme ile birlikte uluslararası göçlerin artması, neo-liberal politikalar ve yapısal uyum programlarının yarattığı küresel eşitsizlik, işgücünün değişen niteliği gibi yapısal etmenler bu sorgulama bağlamında üzerinde durulacak başlıca meseleleri oluşturmaktadır. Bu çalışma son yıllarda çeşitli ülkelerin siyasetinde yükselişe geçen popülizmin ana dayanaklarından biri olarak ötekinin varlığı ve/veya inşası olduğundan hareket etmektedir. Popülist söylem kimlik, soy, inanç, gelenek gibi öğeler açısından çoğunluktan ayrılan azınlıklar, göçmenler veya düşman olarak tanımlanan uluslar açısından inşa edilen ötekiler üzerinden politik bir güç kazanmaktadır. Bunu aynı zamanda cemaatleştirici bir söylemle desteklemektedir. Burada tartışılması gereken esas meselelerden bir tanesi olarak, liberal demokrasinin sunduğu özgürlükler karşısında milliyetçi, cemaatleştirici ve içe kapanmacı bir siyaseti izleyen bu söylemin savunucularına kimi yerde iktidarın, kimi yerde ise muhalefetin başlıca öznesi olma özelliğini nasıl kazandırdığı sorunsalı olduğu ileri sürülebilir. Bu sorunsal kapsamında ise bu makale, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler bağlamında göçmen ve mülteci karşıtlığının popülist söyleme can suyu olmasını ve bu sürecin toplumsal dinamiklerini irdelemektedir. Küreselleşme ile birlikte uluslararası göçlerin artması, neo-liberal politikalar ve yapısal uyum programlarının yarattığı küresel eşitsizlik, işgücünün değişen niteliği gibi yapısal etmenler bu sorgulama bağlamında üzerinde durulacak başlıca meseleleri oluşturmaktadır.

Makaleler

Sağ-Popülist Siyasi Stilde Boş Gösteren Olarak Göçmenler: AfD Örneği

Bu çalışma göçmenlerin Almanya için Alternatif partisinin (AfD) sağ-popülist stilinde nasıl temsil edildiği sorusundan hareketle göçmenlerin sağ-popülist ajandalarda nasıl yer aldığına odaklanmaktadır. Popülizm çalışmalarının giderek arttığı ve rüştünü ispatladığı bu günlerde, popülist partilerin söylem ve stillerinde çeşitli grup ve kimliklerin temsili gibi önemli mevzulara etki ve katkısı...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi’nde Adayların Twitter İçeriklerinin Siyasal İletişim Açısından İncelenmesi

Gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte tüm disiplinlerde olduğu gibi siyasal iletişim disiplini de bir değişim ve dönüşüm içerisine girmiştir. Partilerin ve politikacıların siyasal iletişim çalışmalarını dijital ortama taşıması ve bu ortamda hedef kitle olan seçmelerle doğrudan iletişim kurulması incelenmesi gereken birçok konuyu da beraberinde getirmektedir. Söz konusu...

Seçim Kampanyaları ve Politik/Kamusal Konuşmaların Gelişimi Üzerine Bir Literatür İncelemesi

20. yüzyılın erken dönemlerinde başlayarak yaşanan toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel gelişmelerle birlikte siyasetin işleyiş biçiminde meydana gelen dönüşüm seçim kampanyalarında ve politikacıların yurttaşlara sesleniş biçimlerinde köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu dönüşümle beraber, siyaset alanı gittikçe daha fazla profesyonel uzmanların, sayısal ölçüm ve tekniklerin önemli rol oynadığı...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz